Beslenme
BEIJE Medikal Danışmanlık Konseyi üyesi Sevgi Neylan Bakım’a yönelttiğimiz sorular & aldığımız cevaplar.
Hiç iştahım yok ve kilo alamıyorum. İştahımı açmak için neler yapabilirim?
İştahsızlık problemi yaşıyorsanız, öncelikle bir dahiliye hekimine muayene olmalısınız. Yaşadığınız sorunla ilgili gerekli muayene yapılıp, tetkik sonuçları değerlendirildikten sonra altta yatan bir sebep var ise bunun tedavi edilmesi gerekmektedir. Daha sonra bir diyetisyenden yardım almanızı öneririm.
23 yaşındayım ve haşimato hastasıyım. Tedavi görüyorum ama yine de kilo artışım devam ediyor. Çözümünü asla bulamadım, ne yapmamı önerirsiniz?
Bir diyetisyenden yardım alıp beslenmenizin değerlendirilmesi gerekmektedir. Glüten tüketimini azaltmak, sebze ve su tüketimini artırmak ve fiziksel aktiviteleri çoğaltmak kilonuzu dengeleyecektir.
Regl şişkinliğim ilk günden son güne kadar devam ediyor ve karnım adeta davul gibi oluyor. Bunun önüne geçmek için beslenmemde nelere dikkat edebilirim?
Bu şişlik kanamaya bağlı olduğu gibi, regl döneminde yaşanan bağırsak gazlarından kaynaklı şişlik ve ödemle de ilgilidir. Bağırsaklardaki gazı azaltmak için kimyon, rezene gibi bitkileri tüketmenizi öneririm. Bu dönemde nohut, mercimek gibi gaz yapan kurubaklagillerin tüketmeni azaltabilirsiniz. Ödem atıcı besinleri tüketmek de şişkinliğinizi azaltacaktır. Bunun için tuzu azaltın, su tüketiminizi artırın. Ödem atıcı besinleri tüketmeye çalışın.
Diyetisyen eşliğinde daha önce 40 kilo verip, 14 kilo geri aldım. Bu 14 kiloyu verip, tekrar geri aldım. Şu an nasıl bir yol izleyeceğimi bilemiyorum. Sağlıklı kiloma nasıl ulaşabilirim ve bu kiloyu nasıl koruyabilirim?
Maalesef en büyük yapılan hata, ideal kiloya ulaştıktan sonra eski beslenme düzenine geri dönmektir. Zayıflamak için diyet ile beraber spor da yapılıyorsa, ideal kiloya indikten sonra spor ve sağlıklı beslenme düzeninizi korumanız gerekir. Yeterli ve dengeli beslenme, yalnızca zayıflama amaçlı yapılmamalı; bir yaşam tarzı olmalıdır. Ideal kilonuza indikten sonra formunuzu korumak için bir süre daha diyetisyen takibinde kalmanızı öneririm.
Son zamanlarda herkes vitamin takviyeleri alıyor ama bu ne kadar sağlıklı emin olamıyorum. Piyasadaki hangi vitaminlere güvenmem gerektiğini de bilemiyorum. Dışarıdan vitamin alırken ne gibi şeylere dikkat etmeliyim?
Hekim ve/veya diyetisyen onayı olmadan vitamin-mineral takviyesini tüketmek doğru değildir. Öncelikle beslenme öykünüz dinlenmeli, fizik muayeneniz yapılmalı ve gerekli tetkiklerin sonucunda eğer bir yetersizlik varsa, o yetersiz vitamin ve/veya mineral takviyesi alınmalı.
Etrafımda ketojenik diyetle kilo veren çok fazla insan var. Ben de denemek istiyorum ama ne kadar doğru bilmiyorum. Sağlığım için herhangi bir riski olur mu?
Bu tür diyetler hekim ve/veya diyetisyen onayı ile kısa süreli yapılabilir. Kişinin kendi başına böyle bir diyete başlaması uzun dönemde ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Örneğin ketojenik diyetle kişinin kandaki ürik asit değeri fazla yükselebilir ve bu da ciddi sağlık problemlerine neden olabilir.
Piyasadaki laktozsuz sütlere ne kadar güvenebilirim? Şişkinliğimi azaltıyorlar ama bunlar sağlıklı alternatifler mi?
Laktozsuz süt, normal süt yerine tüketebileceğiniz sağlıklı bir alternatiftir. Eğer normal süt gaz ve şişkinlik yapıyorsa, laktozsuz sütü tercih edebilirsiniz. Normal sütten farklı olarak, genellikle içerisine laktozu sindirecek laktaz enzimi ilave edilmiş oluyor. Gaz ve şişkinliğe sebep olmayacak daha farklı bir alternatif olarak da size badem sütü, fındık sütü, Hindistan cevizi sütü gibi bitkisel sütleri de önerebilirim.
Yeşil çay kilo vermeye gerçekten yardımcı oluyor mu? Oluyorsa nasıl oluyor? Günlük en fazla ne kadar yeşil çay tüketebilirim?
Yeşil çayın içerisinde bulunan kafeinin metabolizmayı hızlandırıcı etkisi var. Ama beslenmemizde başka hiçbir şeye dikkat etmeyip sadece yeşil çay içerek kilo veremeyiz. Her besinin fazlası zararlıdır. Fazla yeşil çay tüketmek vücutta su kaybına, taşikardiye, düşük tansiyona sebep olabilir. Günde en fazla 2 kupa yeşil çay tüketmek güvenlidir.
‘Ödem’ dediğimiz şey tam olarak nedir? Regl döneminde olması normal midir, ödem atmak için neler yapabilirim?
Ödem, hormonal nedenlerden dolayı vücudun su tutmasıdır. Regl döneminde sıklıkla karşılaşırız. Fazla tuz tüketmek, az su içmek de vücutta ödeme sebep olabilir. Bunun için tuzu azaltın, su tüketiminizi artırın. Maydanoz, ananas, salatalık gibi ödem atıcı besinleri tüketmeye çalışın. Zencefil, nane, papatya, rezene gibi bitki çaylarını öneririm. Ancak her besinin fazlası zararlıdır. Ödem atıcı besinleri çok fazla ve sürekli tüketmek, ödem atıcı içecekleri çok sık ve sürekli içmek de vücuttan fazla su atılmasına sebep olur, vücudun elektrolit dengesini bozar. Vücudunuzda ödem yoksa, normal zamanda bu besinleri fazla tüketmek vücudunuzu susuz bırakabilir.
Intermittent fasting (aralıklı oruç) sisteminin faydaları nelerdir? 16 saat olarak uygulanmak zorunda mıdır? Gün içinde en son saat kaçta yemek yenmesi doğru olur?
Diyabet hastalığı bulunmayan veya uzun süre aç kalmasına engel bir hastalığı olmayan, gebe olmayan, emzirmeyen kişiler, hekim ve/veya diyetisyen onayını alarak aralıklı oruç yapabilir. Aralıklı oruç; sindirim sisteminin dinlenmesi, hücre yenilenmesi, hasarlı hücrelerin onarılması, yeni sağlıklı hücrelerin oluşturulmasına yardımcı olur. Genel kural 16 saat açlıktır. Örneğin; akşam 17:00’de en geç akşam yemeğini bitirip, sonrasında sadece su içebilir ve başka hiçbir şey tüketmeden sabah saat 09:00’da kahvaltı ile güne başlayabilirsiniz. 16 saat aç kalamayan ya da bir şekilde bunu yapamayan kişiler için 14 saat açlık da önerilebilir. Ama en önemli kural akşam aç kalmaktır. Aralıklı orucun büyük bir kısmını akşam ve gece dilimi kapsamalıdır. Gündüz bütün gün aç kalarak (kahvaltı ve öğlen yemeği yemeyerek) sadece akşam yemek yemek doğru değildir.
17 yaşındayım. Bazen çok yemek istiyorum bazen hiç yemek yemiyorum. Zaman zaman kilom artacak diye çok korkuyorum neden kaynaklanabilir?
Beslenmendeki düzensizlik, kilo alma korkusundan dolayı olabilir. Eğer yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenirseniz kilo almazsınız. Korku; vücutta stres yaratıp, kilo almanıza sebep olabilir. Beslenme kişiye özeldir. Bu sebeple; bir diyetisyen tarafından değerlendirilip, beslenmenizin yaşam tarzınıza da uygun olarak düzenlenmesini öneririm. Bazen çok yemek yemek, bazen hiç yemek yememek ileri dönemlerde sağlık problemlerine sebep olabilir.
İnatçı vajinal mantar için nasıl beslenilmeli?
Yüzde yüz kanıtlanmış olmasa da; buğday, arpa, çavdar gibi glüten içeren besinleri bir süre beslenmenizden çıkarmanızı ve probiyotik içeren besinler tüketmenizi öneririm. Probiyotikler, vücut için önemli mikroorganizmalardır. Vajinal flora için de önemlidir. Bu sebeple; probiyotik içeren yoğurtlar, kefir, tarhana çorbası, turşu gibi probiyotik içeren besinlere beslenmenizde yer vermenizi tavsiye ederim. Gün içerisinde bol su içmeyi de ihmal etmeyin.
Ne kadar dengeli ve düzenli beslenirsem besleneyim bir türlü kilo alamıyorum, herhangi bir hastalığım da bulunmuyor. Beden Kitle İndeks’im düşük çıkıyor, nerede yanlış yapıyorum?
Azar azar ve sık sık ve düzenli beslenmelisiniz. Ara öğünlerinizde ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlara ve hurma, kuru üzüm, kuru dut gibi kurutulmuş meyvelere yer vermenizi öneririm. Akşam yemeğinden sonra bir gece öğünü tüketmeniz iyi olabilir. Gece öğününde sütün içerisine bisküvi (petibör, bebe bisküvisi, vb gibi) ilave edip tüketmek, enerji alımınızı artıracaktır. Avokado, hindistan cevizi yağı, zeytin/zeytinyağı gibi bitkisel kaynaklı yağ içeren besinlerin tüketimini artırmanızı ve beslenmenizin yaşam tarzınıza uygun olarak ayarlanması için bir diyetisyen danışmanlık almanızı tavsiye ederim. Kilo almak, kilo vermekten daha zordur. Sabır göstererek, istikrarlı bir şekilde beslenmenize özen göstermeniz gerekmektedir. Ayda 1 kg’lık bir artış bile, bizim için iyi bir sonuçtur.
Glüten içeren gıdaların vücudumuza ne gibi zararları vardır? Bir süredir glütensiz beslenmeyi düşünüyorum, fakat hem daha pahalı hem de alışkanlıklardan dolayı uygulaması güç. Gerçekten glütensiz beslenilmesi gerekir mi? Azaltılması yeterli midir?
Çölyak hastası değilseniz veya glüten hassasiyetiniz yoksa, glütensiz beslenmenize de gerek yok. Glüen ile ilgili bir rahatsızlığınız yok ise vücudunuza hiçbir zararı olmayacaktır. Günümüzde bir çok kişi herhangi bir rahatsızlığı olmasa bile bu şekilde beslenmeyi tercih etmektedir. Bu da bir sorun yaratmaz. Buğday, arpa, çavdar gibi tahıllar glüten içerirler; bunların yerine kinoa, karabuğday, yulaf gibi glüten içermeyen veya içerisinde bulunan glütenin sağlığımızda bir problem yaratmadığı tahılları tüketebilirsiniz. Piyasada satılan pahalı glutensiz ürünleri (grissiniler, bisküviler.. vb) tüketmek zorunda değilsiniz. Karbonhidrat ihtiyacınızı glüten içermeyen patates, mısır, pirinç, kinoa, karabuğday, yulaf gibi besinlerden de sağlayabilirsiniz. Ekmek olarak karabuğday ekmeği veya siyez ekmeği tüketebilirsiniz.
Vegan beslenmeye geçtim fakat eksik mineral/vitamin alıyor muyum bilmiyorum. Ne yapmam gerekir?
Vegan beslenme programı ile ilgili bir diyetisyenden yardım alabilirsiniz. İyi bir planlama yapmak, protein açığının kapatılması için önemlidir. Genellikle vegan beslenmede B12 vitamin yetersizliği sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur. B12 dışında demir ve kalsiyum açığı varsa desteklenmesi gerekmektedir. Bunun için ilgili kan tetkikleri düzenli olarak yapılmalıdır. Tetkik yapılmadan alınan vitamin/mineral takviyeleri sağlığımızı olumsuz etkiler. İyi planlanmış bir vegan beslenme de vitamin/mineral yetersizliği görülmeyebilir. Beslenme bireye özel olduğu için bir diyetisyen destek almanız faydalı olabilir.
Roaccutane kullanmaya başladım. Kan tahlilimi de yaptırdım fakat tedavim boyunca beslenmeme dikkat etmem gerekir mi? Gerekirse nasıl beslenmeliyim?
Tedaviniz süresince düzenli ve sağlıklı beslenmeniz gerekmektedir. Kuyruk yağı ve tereyağı gibi hayvansal kaynaklı yağların tüketiminden uzak durmak gerekir. Süt ve yoğurt kaymaksız ve az yağlı olmalıdır. Etlerin görünen yağları tüketilmemelidir. Tavuk, derisiz olarak tüketilmelidir. Daha çok zeytinyağ gibi bitkisel kaynaklı yağlar tüketmelisiniz. Günlük beslenmenizde sebzeye önemli ölçüde yer vermelisiniz. En az bir öğün çiğ sebze (örneğin salata) ve en az bir öğün pişmiş sebze yemeği tüketmelisiniz. Yağda kızartılmış besinler tüketilmemelidir ve fazla miktarda şeker ve şeker içeren besinler tüketilmemelidir. Günlük su ihtiyacınızı yeterli oranda karşılamalısınız.
Özellikle COVID zamanında, bağışıklık sistemini evde nasıl güçlendirebiliriz? Evde tükettiğimiz gıdalar etkili olur mu?
Öğün atlamadan dengeli ve düzenli beslenmek, sebze ve meyveyi ihmal etmemek, bol su içmek ve temiz besinleri tüketmek, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Sebze ve meyveleri tüketirken mevsimine uygun sebze ve meyveler tercih etmeye dikkat etmeliyiz. Mor ve kırmızı renkli sebzeler, antioksidan açısından daha zengindir. Mor lahana, havuç, pancar, karadut, böğürtlen gibi sebzeler ve meyveler de bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. C vitamini bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli rol oynar. Çiğ sebze ve meyveler, C vitamininden zengin oldukları için beslenmemizde her gün yer vermemiz gerekir. Fazla miktarda şeker ve şeker içeren besinler tüketmek ise bağışıklık sistemini baskıladığından, tüketimlerine dikkat edilmelidir.
Günde gerçekten beş öğün yemek yemek şart mı? Ben gün içinde o kadar acıkmıyorum ama sağlıklı olan beş öğün yemekmiş gibi söyleniyor.
Hamile ve emzirmiyorsanız, diyabet, kalp gibi herhangi bir sağlık sorununuz yoksa beş öğün yemeniz gerekmiyor. Beslenme ve diyet tamamen bireye özel bir durumdur. Yaşantısı gereği sabah geç kalkan bir birey, kahvaltısını öğlen yemeği yerine de yapabilir. Öğleden sonra ufak bir ara öğün yapıp, sonrasında akşama akşam yemeğini yiyip üç öğün de beslenebilir. Günlük almanız gereken protein, karbonhidrat ve yağı, yeterli ve dengeli aldığınız sürece günde iki öğün de beslenebilirsiniz.
Yeme bozukluğu nedir ve nasıl başa çıkabiliriz?
Yeme bozukluğu, protein, yağ ve karbonhidrat gib besin ögelerini düzensiz almak veya tek taraflı beslenmektir. Örneğin, karbonhidrata veya yağa çok fazla yönelmek. Tıkanırcasına yiyorsak veya canımız hiçbir şey yemek istemiyorsa, bunun altında bir yeme bozukluğu olabilir. Bir de duygusal bir boyutu olabilir, kendimizi fazla kilolu hissedip az yemek ve hiç yememek gibi. Başa çıkmak için öncelikle yemek bozukluğumuz olup olmadığını anlamak için bir uzmandan yardım alabiliriz. 3 günlük besin tüketimlerimiz kaydedip protein, yağ ve karbonhidratı dengeli alıp almadığımızı, beslenmemizin için bu biçimde olduğunu ve duygusal yeme durumu var mı diye kendimi gözlemleyerek anlayabiliriz. Sağlık beslenmeyle büyük bir ilişki içinde olduğu için, böyle bir problem yaşıyorsak, uzun vadede sağlık problemleri yaşamamak adını, bu problemi çözmemiz gerekir, bunun için de bir uzmana danışmak gereklidir.
Ben 4-5 aydır yeme bozukluğu yaşıyorum. Yemeğe oturduğum an gelen mide bulantısı ile sofradan kalkmam bir oluyor. Bundan dolayı aşırı zayıfladım. Bunun üzerine doktora gittim ve bana bir diyet programı ve çeşitli vitamin ilaçları verildi. Diyet programının ilk gününün sonunda yediğim her şeyi kustum ve ertesi gün, mide ağrısı/bulantısı yüzünden hafif şeyler yemeye çalıştım ama bir faydası olmadı. Elimden gelecek bir şey var mı onu da bilmiyorum. Ama bu yiyememe ve kusma durumları beni çok yıprattı. Belki soruma verilecek bir cevap yoktur ama ben yine de teşekkür ederim.
Bu durumun altında yatan psikolojik bir durum olabilir, bu sebeple profesyonel destek almak ve psikoloğa danışmak önemlidir. Bunun yanında, yemek, keyif aldığımız bir ortamda gerçekleşmeli, kendimizi rahat ve mutlu hissettiğimiz, ortamın daha sessiz olduğu ve oturarak ve uygun bir pozisyonda ve huzurlu bir orrtamda gerçekleşmesi de büyük önem taşır. Ancak, bu konu üzerine altta yatan ve farkında olunmayan sebebe inebilmek adına bir psikolog veya psikiyatra danışmak önemli.
Menstrüasyon döneminde kahve içmenin zararlı/ yararlı olabileceğine dair, örneğin; ağrıyı azaltmak ya da arttırmak gibi etkileri olacağına dair, bir sürü farklı bilgi duydum. Bu dönemde kahve tüketmenin bedenimize nasıl bir etkisi var acaba?
Olumsuz bir etkisi yoktur, aksine yayınlar olumlu etkierinin olduğuna işaret ediyor. Çünkü kafeininn ağrı kesici özelliği bulunmaktadır. Dolayısıyla günde 1 veya en fazla 2 kupa kahve içilebilir. Fakat sağlık açısından hazır ve çözünebilen granül kahveler yerine filtre kahve veya Türk kahvesi gibi seçenekleri öneririm. Kafein aynı zamanda dinçlik verir, bizim regl dönemlerinde kolumuzu kaldıracak halimiz olmayabilir veya hareket etmek istemeyiz, en azından kafein dinçlik verebilir.
Türk kahvesi regl döneminde gecikmeye neden olur mu?
Bununla ilgili herhangi bir bilimsel çalışma yok. Önemli olan tüketilen miktar olacaktır, çok fazla miktar tüketmek tabii ki olumsuzluklara ve vücut dengesinin bozulmasına, bu da regl döngüsüne etki edebilir. Günde 1 veya 2 tane Türk kahvesi içmek, herhangi bir gecikme yaratmaz.
Çok yoğun kanama dolayısıyla demir eksikliğim var. Bunun için bitkisel bazlı beslenme konusunda önerileriniz neler olur?
Yeşil yapraklı sebzeler demirden zengindir, dolayısıyla bol bol yeşil yapraklı sebze tüketilebilir. Bir de C vitamini demirin emilimini arttırır, bu sebeple C vitamini bakımından zengin çiğ sebze ve meyveler her öğüne eklenebilir. Sabah kahvaltısında taze sıkılmış portakal suyu içerek, öğle yemeğine salata ekleyerek hatta bu salataya bolca limon ekleyerek, yine akşam yemeğinde taze sıkılmış bir meyve suyu veya yine salata ekleyerek ya da öğünle birlikte meyve alınarak, yani her öğüne C vitamini kaynağı eklenerek öğünde alınan demirin emilimi arttırılabilir. Öte yandan, kalsiyum ise demirin emilimini engeller. Dolayısıyla, demir eksikliği olanlarda, öğümlerle birlikte örneğin et teüketen bir kişiden bahsedersek, etin yanında yoğurt tüketimini önermiyoruz. Ispanak, demirce çok zengin bir besindir ancak yine ıspanakla birlikte yoğurt tüketimini önermiyoruz çünkü yoğurt demir emilimini engeller. Özellikle kanamaya bağlı demir eksikliği yaşayan biri, her öğünde C vitamini kaynağı besinler tüketmeli ve yoğurt, süt, peynir gibi kalsiyum kaynağı olan besinleri ana değil ara öğünlere eklemeli.
Regl dönemlerinde çikolata yeme isteği ölçüsüz biçimde yaşıyorum, engellemek için ne yapılabilir?
Vücudumuzun bir dengesi var ve vücutta ne eksikse canımız bunu istiyor. Kanama ile regl döneminde magnezyuma ihtiyaç duyuyoruz, hem kramplarım önlenmesi açısından hem de kan kaybına bağlı olarak magnezyum kaybediyoruz. Dolayısıyla özellikle kakaoya yönelebiliyoruz, canımız kakaolu şeyler isteyebiliyor ve bu yüzden de çikolata yemeye yönelebiliyoruz. Ancak, biz bu ihtiyacı ceviz, fındık, badem gibi veya kuru kayısı, kuru erik vey a hurma gibi kuru meyvelerle karşılayabiliriz veya çikolata yiyeceksek kakao oranı yüksek, özellikle kakao oranı %75 ve üzerinde olan çikolatalar tercih ederek giderebiliriz. Ancak, bu tüketimler kesinlikle akşam geç saatlerde veya gece olmamalı çünkü bu alımı, enerji olarak harcayamadığımız için bize kilo olarak dönebilir. Özellikle gün içerinde veya öğleden sonra 1-2 kareyi geçmeyecek şekilde bitter çikolata tüketilebilir. Bunun yanında, beynimizde susuzluk merkezimiz ile tatlı isteğimizle ilişkili merkezimiz birbirine çok yakındır bu sebeple canımız tatlı çektiğinde aslında susamış da olabiliriz. Bu sebeple, canımız tatlı çektiğinde veya çikolataya yöneldiğimizde, önce 1 bardak su içmeliyiz. Su içtikten bir 10-15 dk sonra hala canımız tatlı istiyorsa o zaman bu alternatiflere yönelebiliriz.
Regl kramplarına iyi gelen besinler nelerdir?
Kramplara magnezyum iyi gelecektir, dolayısıyla magnezyum kaynakları olan ceviz, badem, fındık ve kuru meyveleri önerebilirim. Bitki çaylarını da önerebilirim ancak bitki çaylarının aynı zamanda kan sulandırıcı etkisi vardır, dolayısıyla özellikle yoğun kanama varsa bitki çaylarını çok önermem. Eğer kişinin kanaması normalse ıhlamur, papatya, rezene gibi bağırsağı rahatlatıcı bitki çaylarını içebilir. Bir de gaz yapan besinler de krampları arttırabilir, bu sebeple eğer regl dönemleri çok ağrılı ve kramplı geçiyorsa mercimek, nohut, kuru fasulye gibi kuru baklagillerden uzak durmak gerekir, çiğ sebze ve meyveyi bu dönemde çok tüketmemeli, çünkü bunlar da gaz yapabilir. Ayrıca, süt, yoğurt gibi besinler de gaz yapabilir, laktozsuz süt ve yoğurt tercih edilebilir.
Regl dönemini daha iyi ve ağrısız geçirmek adına bitki çaylarının yararı var mıdır yoksa kaçınılmalı mıdır? Eğer yararlıysa hangileri tercih edilmelidir?
En çok kanı sulandıran çay yeşil çaydır, bu sebeple regl döneminde yeşil çay tercih edilmemelidir. Papatya, rezene gibi bitki çayları da kanı sulandırır ancak yeşil çay kadar büyük bir etkiye sahip değildir bu sebeple kişi, eğer çok yoğun regl kanaması geçiriyorsa bitki çaylarını önermem ancak rutin bir regl kanaması varsa ıhlamur, papatya gibi bitki çaylarını tüketebilir hatta bunun artısı var denebilir. Örneğin rezene ve ıhlamur rahatlatıcı etkiye sahiptir, papatya gaz sorununa iyi gelir, bu sebeple bu durumda bitki çayı tüketilebilir. Yine zencefil çayı da kanamaya bağlı olarak tüketilir. Asıl önemli olansa, miktardır. Günde 2-3 bardak bitki çayı içilebilir ancak daha fazlasını tüketmek problem yaratabilir.
Süt ve süt ürünlerinin yoğun tüketimi ile regl ağrıları arasında bağlantı var mıdır?
Evet, var. Süt ve süt ürünleri kalsiyum kaynaklarıdır. Kalsiyum vücutta emilirken kalsiyum ile yarışır, dolayısıyla kalsiyum alındığında magnezyum emilimi azalabilir ama kramplar için magnezyuma ihtiyaç vardır. Dolayısıyla, yoğun regl krampları yaşayanlar için regl döneminde süt ve sür ürünlerinin tüketimini önermiyorum.
Beslenme ile regl dönemini nasıl geçirdiğimiz arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir?
Tabii ki, eğer düzenli beslenirsek reglimiz de düzenli olur diyebiliriz. Çünkü eğer düzenli beslenirsek psikolojimiz de iyi olur, psikolojimiz iyi olursa regl dönemini daha sorunsuz ve daha düzenli yaşarız. İkincisi, düzenli beslenirsek beden sağlığımız da iyi olacaktır, eğer bir domino etkisi olarak düşünürsek de beden sağlığımız iyi olursa da yine regl düzenimiz, regl kanamalarımız ve regl dönemindeki psikolojimiz de olumlu etkilenecektir. Dolayısıyla, düzenli ve sağlıklı beslenme, regl dönemi için çok önemlidir.
Öğünlerimizde protein/karbonhidrat/yağ dengesini nasıl sağlayabiliriz? (gramaj veya porsiyon açısından)
Gramaj ve porsiyon ölçüleri kişiye özgü olacaktır ancak benim önerim, öğünlerde tüketeceklerimizi önce önümüze alalım ve görselleştirmiş olalım. Sonra, bir tabağı dörde bölerek, 4te 2sini sebze, 4te 1i protein ve kalan 4te 1i de tahıl grubu (pilav, makarna, ekmek, kinoa gibi) olacak şekilde öğünümüzü oluşturalım. Tabakta sebze, protein ve tahıl aldığımızda, özellikle sebze ağırlıklı olacak şekilde, bu tabak bizim için dengeli olarak kabul edilebilir. Miktar ise kişiye kişiye göre değişir. Yağı ise yiyeceklerin içerisinde aslında alıyoruz, örneğin sebze yemeği veya salatanın içinde zaten yağı almış oluyoruz, bu sebeple asıl önemli olan karbonhidrat ve protein dengesini iyi sağlamak.
Bitkisel ve/veya vegan beslenmenin regl dönemine bir etkisi (fayda/zarar) var mıdır? Varsa nasıl bir etki olduğunu ve nelere dikkat etmek gerektiğini açıklar mısınız?
Kişinin bu beslenme örüntüsünden ne kadar demir aldığı çok önemlidir çünkü biz kanla demir kaybederiz. Eğer yeteri kadar demir alınmazsa regl dönemlerinde gecikmeler görülebilir. Dolayısıyla, burada vegan veya vejeteryan beslenme örüntüsünün nasıl planlandığı çok önemli, kişinin yeteri kadar demir alıp almadığına bakmak gerekir.
Regl döneminde su tüketiminde farklılık olmalı mı? Ne kadar su tüketmek idealdir?
Normalde günde ortalama 1,5-2 litre su içilmesini öneriyoruz ancak bu da kişiden kişiye çok değişebilir. Regl döneminde daha fazla su tüketilmesi yararlı olacaktır, özellikle ödemin atılması konusunda su içilmesi destek sağlar. Regl döneminde, rutin günlük su alımından 500 mililitre daha fazla bir su tüketimini öneririm.
Akne probleminin beslenme ile doğrudan bir ilişkisi var mıdır? Kesinlikle uzak durulması gereken besinler nelerdir?
Aknenin beslenmeyle bağlantısı vardır. Fazla yağlı beslendiğimizde vücudumuz buna tepki verir, cildimiz yağlanır ve akne oluşumuna sebep olur. Ceviz. badem ve fındık gibi yağlı tohumlar fazla tüketilyorsa ve fazla yağ içerikli beslenme ciltte akne oluşumunu etkileyebilir. Ancak, aknenin nedeni direkt beslenme değildir, kullanılan ürünler ve vücudun yapısı ile de yakından alakalıdır. Yine de yağ tüketimine dikkat etmek faydalı olacaktır.
Baharat kullanımının regl dönemine bir etkisi var mıdır? Zencefil, zerdeçal gibi baharatların regl dönemine olumlu etkisi olduğu söylenebilir mi?
Eğer kişinin yoğun kanaması yoksa, zencefil ve zerdeçalın rahatlatıcı bir etkisi olacaktır, mideyi rahatlatıp krampları önlemeye yardımcı olur. Tarçın, tatlı isteğin keser, bu sebeple yeşil elmanın üzerine tarçın serpip yemek veya çayın içine tarçın çubuğu, tatlı krizlerini önlemek için iyi birer alternatif olabilir. Kimyon, gaz problemi için faydalıdır, bu sebeple, yemeklere ve salatanın üzerine bir miktar kimyon eklenebilir. Eğer yoğun kanama varsa, kan sulandırma gibi özelliklerinden dolayı baharat kullanımı pek uygun olmayacaktır, bu dönemde uzak durmak gerekir.
Kalori saymak gerekli midir? Gerekliyse neye dikkat etmek gerekir?
Son yapılan çalışmalar, kalori saymanın etkisiz olduğunu gösteriyor. Önemli olan, ne tür bir besin tükettiğimizdir. Örnek vermek gerekirse basit bir karbonhidrat (şeker gibi) tüketiyorsak onun kalorisi bizim için çok önemlidir ve direkt yağ olarak depolanabilir. Yani, elimizde 100 kilokalorilik bir badem ve 100 kilokalorilik pirinç pilavı varsa, ikisinin de kalori miktarı aynı olmasına rağmen, bizim bu bademi sindirmek için harcadığımız enerji, pirinç pilavının sindirilip emilmesi sırasındaki enerjiden daha fazladır. Dolayısıyla totalde bademden daha az kalori almış oluyoruz, daha doğrusu aldığımızın bir kısmını harcadığımız enerjiyle nötrlüyoruz. Dolayısıyla, bu durumda badem yemek daha avantajlı olacaktır. Bu sebeple, özellikle karbonhidrat tüketirken basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlar (Bulgur, arpa, çavdar, yulaf gibi) tüketmek önemlidir çünkü basit karbonhidratlar hemen emilir ve vücudumuz bunun için büyük miktarda enerji harcamaz.
Regl döneminde neden canımız tatlı çeker? Sağlıklı bir şekilde nasıl bu ihtiyacı karşılayabiliriz?
Aslında bunu çikolata sorusunda biraz açıklamıştık ama buna ek olarak şunu ekleyebiliriz: Regl döneminde duygu durumumuz düşer ve mutlu olmaya ihtiyaç duyarız. Özellikle çikolata, vücudumuza endorfin (mutluluk hormonu) salgılatır, bizler de ister istemez bu besinlere yöneliriz. Mutlu olmak için de canımız tatlı çeker ve vücudumuz kendi çözümünü yaratmış olur çünkü bu dönemde endorfin ihtiyacımız artar diyebiliriz.